Açık kaynak kodlu grafik standardı OpenGL'in yeni sürümü 1 senelik gecikmeden sonra yayınlandı...
OpenGL: 3.0 sürümünün ayrıntıları açıklandı.Khronos Group açık kaynak kodlu grafik standardı OpenGL'in 3. sürümünü yayımladı. Bir senelik gecikmeden sonra yeni sürüm güncel grafik yongalarının tüm gücünden yararlanabilecek, geri uyumlu olacak, programlama dili ve platformdan bağımsız olarak çalışabilecek.
Yenilikler arasında GL Shading Language (GLSL) 1.30 var. GLSL 1.30 ile geliştiriciler doğrudan donanıma erişebilecek. Fakat GLSL'in grafik yongasın entegre edilmesi şart koşuluyor. AMD, Intel ve Nvidia yeni standarda katkıda bulunarak ve bu yeni arayüzü donanımları ile destekleyeceklerini bildirdiler.
Geliştiriciler aynı zamanda OpenGL 2.1 sürümü içinde yeni eklentiler çıkardı. Bu sayede yeni fonksiyonların bir kısmı eski donanımlarla da çalışacak.
Atom işlemcili Eee PC 900A'nın teknik özellikleri belli oldu. Cihaz yakında piyasaya çıkıyor... Eee PC 900A: Atom işlemcili notebook.Eee PC 900A Intel'in Atom işlemcisi, 8,9 inç ekran, 8 GB büyüklüğünde katı durum diski (SSD) ve 1 GB RAM ile beraber geliyor.
Bunun dışında WLAN 802.11b/g ve 0,3 Megapiksel webcam sunuluyor. Linux ön yüklü olarak sistemin ağırlığı 900 gram. Mini-notebook 15 Ağustostan itibaren siyah ve beyaz renkte yaklaşık 450 Dolara (yurtdışı fiyatı) satışa sunulacak.
Yeni bellek teknolojisi MRAM geliyor: Bilgisayarlarımız yakında çok daha hızlı olacak...
MRAM çalışmaları başarıyla sonuçlanırsa, resimdeki bellek modülleri tarihe karışabilir...Teknoloji dünyasında başarılı olmanın en önemli şartlarından biri, hiç kuşkusuz rakiplerden önce yeni teknolojileri geliştirebilmek ve pazara sunmak. IBM ve Toshiba da şu sıralar bu şartı yerine getirmek için uğraş veriyor. İki teknoloji devinin laboratuarlarını meşgul eden konu ise, mevcut en hızlı bellek teknolojisinden bile daha hızlı yeni bir teknoloji.
Magnetoresistive random-access memory (MRAM) adı verilen yeni bellek teknolojisi, söylentilere göre mevcut RAM modüllerinden 30 kat daha hızlı modüllere imza atmayı mümkün hale getirecek. Nanometre ölçeğinde küçük mıknatısların yardımıyla geliştirilen yeni teknoloji hakkında henüz ayrıntılı bir açıklama yapılmış değil. Bilinen tek detay ise, MRAM'in 1'leri ve 0'ları, yani dijital veriyi kapasitörlerin şarj edilmesi yardımıyla taşıyan geleneksel RAM teknolojisinin yerine, mıknatısların oluşturduğu manyetik alanlarda taşıyacak olması.
İşin içerisinde IBM ve Toshiba gibi iki büyük teknoloji devi olduğu düşünüldüğünde, yapılan çalışmaların büyük bir devrim anlamına geleceğini söylemek mümkün. Ancak bu teknoloji üzerinde çalışan sadece IBM ve Toshiba değil, bir grup Alman bilim adamı da MRAM'i geliştirmek için çaba harcamayı sürdürüyor.
Eğer tahminimiz doğru çıkarsa, yakın gelecekte bugün kullandığımız bellek modüllerini çöpe atmaya başlayabiliriz.
Microsoft veri yönetimi uygulamasının yeni sürümü SQL Server 2008 en sonunda yayımladı... SQL Server 2008: Gecikmeli olsa da piyasaya çıktı.Microsoft, SQL Server 2008'i yayımladı. Veri yönetimi platformu şubat ayında duyurulmuştu fakat şimdi ilk kez MSDN aboneleri için indirilmeye sunuldu. Microsoft her şeyden önce raporlama ve analiz fonksiyonları üzerinde geliştirmeler yaptı.
SQL Server 2008 büyük tablolar ve Data-Warehouse ortamlarında yüksek bir sorgulama hızı sunacak. Ayrıca Microsoft ilke temelli yönetim, veri denetleme ve standart olarak atfedilmiş uygulamalar için yeni uzamsal veri tipleri gibi yeni fonksiyonlar ekledi.
Geliştiriciler SQL Server'ı Enterprise, Standart, Workgroup, Web ve Developer isminde farklı sürümlerde sunacaklar. Bahsi geçen sürümlerin dışında bu ayın sonunda www.microsoft.com/sqlserver adresinde Express ve Compact adında iki ücretsiz sürüm daha indirilmeye sunulacak.
Lenovo'nun yeni nesil Ideapad serisi laptopları, yüz tanıma fonksiyonuna sahip.
Lenovo, ev/iş ve kişisel kullanım amaçlı tasarlanmış IdeaPad serisiyle, pazara hareket getirecek gibi görünüyor. Ideapad serisi; farklı ebatları, çerçevesiz ekranı, şık tasarımı ve yüz tanıma teknolojisiyle göz kamaştırıyor!
Lenovo, Ideapad ismini verdiği yeni dizüstü bilgisayar serisini pazara sundu. Lenovo'nun 4 ayrı modelden oluşan yeni serisindeki ürünler, şık tasarımlarıyla öne çıkıyor. Ideapad serisinde; geniş ekran ve eğlence sevenler için 17 inç'lik Y730 ve 15,4 inç'lik Y530 ile birlikte küçük ebatları ile dikkat çeken 11,1 inç'lik U110 ve 13,3 inç'lik U330 yer alıyor.
Sahip olduğu Dolby Home Theater sistemi ile mükemmel bir ses kalitesi sunan seri, kolay açılıp kapanan yapısı ile şık bir görüntü sergiliyor. Yüzün kendine has özelliklerini tanıyarak bilgisayara giriş yapılmasını sağlayan VeriFace Yüz Tanıma Teknolojisi ile bilgisayarınıza ve dosyalarınıza siz istemediğiniz sürece kimse ulaşamıyor. Bu teknoloji sayesinde aynı zamanda eğlenceli mesajlarınızı 30sn. süreyle kaydedebilir ve sevdiklerinize güzel bir sürpriz yapabilirsiz. Seride bu amaçla 1,3 megapiksel kamera da bulunuyor. Öte yandan sarsıntıya benzer ani hareket değişiklerinde hava yastığı teknolojisine benzeyen Aktif Koruma Sistemi hemen harekete geçerek sabit diskteki bilgilerin korunmasını sağlıyor. Ideapad'in en dikkat çekici özelliği ise dokunuşa duyarlı kontrol tuşları. Ideapad serisi Eylül'de Türk tüketicisi ile buluşacak.
Namco Bandai'nin son yayınlanan dövüş oyunu Soul Calibur IV rekora koşuyor!
Dövüş oyunlarının arasında son günlerde haklı bir şöhrete kavuşan ve adından sıkça söz ettiren Namco Bandai'nin başarılı dövüş oyunu Soul Calibur IV, rekora doğru koşuyor.
Özellikle İngiltere'de son 5 yılın en çok satan oyunlarından biri olan Soul Calibur IV'ün ülke çapındaki satış rakamı 2 milyon kopya adedine ulaşmış durumda. 29 Temmuz'da satışa çıkan ve bu kısa süre içerisinde 2 milyonluk satış rakamını geride bırakarak bir rekora imza atan Soul Calibur IV, ülkede bir süre daha yoğun bir ilgi göreceğe benziyor.
59.99 dolarlık fiyat etiketine sahip olan normal sürümün yanında sınırlı Premium sürümü de bulunan oyunun fiyatı ise 79.99 dolar olarak belirlendi. Şimdilik satış tablosuna bakıldığında, oyunun özellikle Xbox360 konsollarında son derece başarılı olduğunu söylenebilir. (En azından şimdilik İngiltere'de)
EA, Eylül ayında Warhammer Online: Age of Reckoning'i satışa çıkarmayı planlıyor.
3 yıldır geliştirilme aşamasında olan ve aylık 13 dolarlık kirası olacak olan Warhammer Online: Age of Reckoning için EA'den yapılan açıklamada, oyunu satın almak isteyenler için ön sipariş fırsatının bulunduğu da belirtildi.
Şimdilik Kuzey Amerika'da yayınlanması beklenen oyunda kullanıcılar, fantastik bir dünyada cüceler, elfler ve imparatorlarla beraber yaşayacak ve azılı düşmanlarıyla savaşacak.
Farklı abonelik çeşitleri bulunan oyunun aylık ücreti 15 dolarken, 3 aylık ücret 42, 6 aylık ücret ise 78 dolar olarak belirlendi.
EA'ye göre bugüne kadar 787.000'den fazla oyunsever, oyunun beta aşamasına katılmış bulunuyor. Bu nedenle Warhammer Online: Age of Reckoning oyunundan çok şey bekleyen EA, zirveyi zorlamayı umuyor.
ABD'de, internetin daha fazla kontrol edilerek olası tehditlere karşı önlem alınacağı konuşuluyor. Son günlerde Amerika Birleşik Devletleri'nde bazı ciddi spekülasyonlar ortalıkta dolaşıyor. Peki internetin şimdi olduğu kadar özgür olamayacağını ve ülke çapında sınırlandırılacağını iddia eden kesimler ne kadar haklı?
Geçtiğimiz günlerde Stanford Üniversitesi'nde çalışan ve ülkenin saygın Hukuk profesörlerinden biri olan Lawrance Lessig'in Fortune's Brainstorm Tech konferasında yaptığı bir konuşma, söylentilerin boş yere olmadığını ortaya koydu. İnternet üzerinden 11 Eylül'e benzer bir saldırı beklendiğini ifade eden Lessig, hükümet kanadından resmi bir görevliyle bir yemekte yaptığı konuşmasında Vatandaşlık Hareketi'nden bahsetti.
Lessig, internetin sınırlandırılmasıyla ilgili konferansta yaptığı konuşmasında şunları dile getirdi: "Yakın zaman içinde 11 Eylül benzeri bir saldırı bekliyoruz. Bu, elbette El-Kaide'nin olası saldırısı anlamına gelmiyor. Burada özellikle altını çizmek istediğim nokta, güvenilir ve stabil olamayan internetin ülkemiz için son derece riskli ve tehdit içerikli bir yer olmasıdır. Bu nedenle internetin daha fazla kontrol altında tutulması gündeme gelebilir."
Örneğin Facebook gibi sitelere kayıt olmak için kişi, birçok bilgisini hesap oluştururken kullanmak durumunda. Hal böyle olunca internette kaydı bulunan insanların sayısı artarken, insanların internette ne gibi aktivitelere katıldığı da daha etkin bir şekilde izlenebiliyor.
İnternetin daha fazla kayıt altına alınmasıyla sınırsız özgürlüğün sona ereceğini ifade eden Lessig, internetin ne kadar kontrol altında tutulursa o denli güvenli bir yer olabileceğini de sözlerine ekledi.
Bazı malwarelerin Facebook & FBI'ın adını kullanarak bilgisayarlara sızmaya çalıştığı tespit edildi. Bazı malwareler FBI ve Facebook bağlantısını kullanarak PC'lere sızmaya çalışıyor.Panda Security'nin malware analiz ve tespit laboratuarı Panda Labs, Nuwar.XM solucanının yayılması amacıyla kalkan olarak kullanılan, FBI'ın Facebook üzerinde casusluk yaptığını anlatan bir hikayeyi içeren bir e-mail tespit etti.
Mesajın konusu: "FBI Facebook'a doğrudan erişim istiyor" yazıda : "Facebook FBI bağları" deniyor. Bilgiye yönlendirdiği tahmin edilen bir link de mevcut. Eğer kullanıcılar bu linke tıklarlarsa bir web sayfasına yönlendiriliyor. Bu sayfa şu yazıyı içeriyor: "İndirme işleminiz kısa zamanda başlayacaktır. Eğer bu makaleyi okuyamıyorsanız bilgisayarınıza kaydedip çalıştırın." "kaydedin" kelimesi bir hyperlink içeriyor.
Makale gösterilmemesiyle kullanıcı linke yönleniyor. Ancak linki tıklarlarsa aslında solucanın bir kopyasını bilgisayarlarına indiriyorlar.
Video oyunlarının genellikle zararlı yönlerinden bahsedilir. Hatta bugüne kadar oyunların insan sağlığına ve psikolojine olan olumsuz etkilerini gösteren pek çok çalışma da ortaya kondu.
Ancak oyunların sanıldığı gibi her zaman zararlı olmadığını gösteren ve bu oyunların bazı hastalar üzerinde son derece olumlu etkilerinin olduğunu gösteren bazı çalışmalar da yok değil.
Kar amacı gütmeyen HopeLab organizasyonu da video oyunları üzerinde çeşitli araştırmaları bulunan bir şirket. Özellikle kanser hastaları üzerinde bazı araştırmaları devam eden HopeLab'ın son yayınladığı rapor oldukça dikkat çekici.
Ortaya konan bulgulara göre video oyunları sanıldığı gibi insan sağlığını olumsuz etkilemesi bir yana, kanser hastaları başta olmak üzere bazı hastalıklara karşı da yararlı olabiliyor.
Burada elbette bir noktanın altını çizmekte yarar var: Hastalara iyi gelen oyunlar dendiğinde, elbette her tür oyunun bu kapsama gireceği düşünülmemeli. World in Conflict gibi gerçek zamanlı strateji oyunlarının insan sağlığının üzerinde bir etkisi yok.